Saner: AB tehdit ederek KKTC ve TC’yi doğru adım atmaktan geriletemez
Eklenme Tarihi: 28 Temmuz 2021

 

Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı, Başbakan Ersan Saner, Avrupa Birliği’nin Maraş konusunda yaptığı açıklamayı hata olarak nitelendirdi.

Saner yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği’nin kendi değerleri olan demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı ilkelerini bir tarafa iterek Kıbrıs Türk Halkı aleyhine, Rum tarafı lehine tutumunu sürdürmesini eleştirdi.

Saner, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclisi’nden güven oyu alan hükümetimizin aldığı karar yüzünden Türkiye’ye tavır almaya kalkışan Avrupa Birliği bilmelidir ki Kapalı Maraş ülkemizin bir parçasıdır, açılması iradesini ortaya koyan ve bu yönde karar alan da bizleriz. Dolayısı ile Kıbrıs Türkü’ne verdiği hiçbir sözü tutmayarak Rum uzlaşmazlığını tırmandıran Avrupa Birliği’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümetinin Kapalı Maraş’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını da dikkate alarak açılmaya devam edilmesi için aldığı bir karar yüzünden Türkiye’yi yaptırım uygulamakla tehdit etmeye kalkışması utanç verici, Rum yanlısı bir tutumdur” dedi.

Avrupa Birliği İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına işaret eden Saner, Rum tarafı Taşınmaz Mal Komisyonu’nun mülkiyet konularının çözümünde geçerli bir çözüm yeri olmadığını ileri sürerken KKTC’nin kapalı Maraş’ı açmayarak ve askeri bölge olmaktan çıkarmayarak Rum tarafının oyununa gelmeyeceğini kaydetti.

Saner açıklamsında şu ifadeleri kullandı:

“Maraş’ta yapılan hukuka uygundur, insanlık yararınadır. Avrupa Birliği, tehdit ederek Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye’yi Kıbrıs’ta doğru adımlar atmaktan geriletebileceğini sanmakla tarihi bir hata işliyor. Avrupa Birliği’nin yapması gereken Türkiye’yi tehdit etmek, Kıbrıs Türk tarafının doğru adımlar atmasına engel olmaya kalkışmak değil, Rum tarafını Kıbrıs gerçeklerini görmeye ikna etmektir. Kıbrıs’ta 2 Halk, 2 Devlet , 2 demokrasi vardır. Bu gerçekler göz ardı edildiği sürece Rum tarafı uzlaşmazlığını sürdürecek ve Kıbrıs’taki iki Devlet’in bir araya gelmeleri, işbirliği yapmaları, bölgeye örnek olmaları mümkün olmayacaktır.”