Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’dan Yeni Yıl Mesajı
Eklenme Tarihi: 31 Aralık 2021

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yeni yıl mesajı yayımlayarak, yeni beklentiler ve en iyi dileklerle yeni bir yıla girileceğini, yeni yılın ülkeye, bütün dünyaya ve insanlığa hayırlı olmasını, herkese sağlık, huzur, refah ve mutluluk getirmesini diledi.

Pandemi sürecinin, 2022 yılında son bulmasını temenni eden Cumhurbaşkanı, bu süreçte yaklaşık 5.5 milyon insan hayatını kaybettiğini, milyonlarca insanın tedavilerinin devam ettiğini söyledi.

Salgının diğer ülkelerde olduğu gibi yalnızca sağlık alanında değil ekonomik ve sosyal hayatımızda da pekçok sorunlara neden olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, “Temennim, 2022 yılında Covid-19 salgınının sona ermesi ve tüm insanlığın daha sağlıklı ve daha güzel günlere ulaşmasıdır. İçerisinde bulunduğumuz bu salgını ve yarattığı sorunları, birlik ve beraberlik içerisinde aşacağımıza olan inancım tamdır” dedi.

Bu salgın sürecinde, her türlü fedakarlığa katlanan halka, doktorlara, tüm sağlık çalışanlarına ve Anavatan Türkiye’ye teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı, ilk günden itibaren alınan tedbirlerle pandemi sürecinin çok iyi yönetildiğini söyledi.

“Devlet olarak tedbirler konusundaki hassasiyetimiz devam etmektedir. Halkımızın sağlığını korumak için gerekli çalışmalar sürdürülürken, gereken her türlü tedbir de alınmaktadır” diyen Tatar, pandemi sürecinin yarattığı sıkıntıların olumsuz etkiler devam ederken, 2021 yılında ülkede ve bölgede çok önemli gelişmeler yaşandığını belirtti.

Kıbrıs Türk Halkı için en önemli gelişmelerden birinin, kendi Başbakanlığı döneminde başlatılan çalışmalar sonucunda, Anavatan Türkiye’nin de desteği ile 8 Ekim 2020 tarihinde gerçekleşen Kapalı Maraş açılımı olduğuna işaret eden Tatar, “Bu açılım ile kapalı Maraş’ta bulunan bazı kamu malları ile deniz sahili 46 yıl sonra halkın kullanımına açılmıştır” dedi.

Bu açılımı, 20 Temmuz 2021 tarihinde gerçekleşen ikinci açılımın izlediğini, kapalı Maraş’ın yüzde 3.5’lik bölümünün askeri statüden çıkarılarak, uluslararası hukuk ve insan haklarına uygun olarak eski mal sahiplerine Taşınmaz Mal Komisyonu üzerinden başvuruda bulunma hakkı sağlandığını anımsatan Tatar, bu açılımlarla birlikte kapalı Maraş bölgesinin, ülke turizmine ivme kazandırdığını, Rum Yönetimi’nin tüm engelleme girişimlerine rağmen kapalı Maraş açılımının devam edeceğini belirtti.

Tatar, Cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte Kıbrıs sorununda artık egemen eşitliğe dayalı, iki Devletli bir çözümün gündeme geldiğini de vurgulayarak, “Bu çözüm modeli de ilk kez 28 Nisan 2021 tarihinde Cenevre’de müzakere masasına konulurken, 16 Eylül 2021 tarihinde de New York’ta kararlı bir şekilde tekrarlanmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar mesajına şöyle devam etti;

“1968 yılından bu yana devam eden müzakere süreçlerinde görüşülen federasyona dayalı çözüm modelinin, özellikle Annan Planı referandumunda ve Crans Montana’da, Rum tarafının her zamanki olumsuz tutumu nedeniyle çökmüş ve yeni bir çözüm şeklinin gündeme gelmesi kaçınılmaz olmuştu.

Bölgenin en büyük ve en güçlü ülkesi Anavatan Türkiye tarafından da desteklenen bu çözüm modeli, Kıbrıs’ın ve bölgenin yararına olacak olan tek çözüm modelidir.

Rum tarafının federasyona dayalı çözüm anlayışı, Kıbrıs Türk halkını eşit görmeyen ve azınlık yapmaya çalışan bir anlayıştır. Bu anlayışın temelinde, Türkiye’nin garantörlüğünün ortadan kaldırılması ve Türk askerinin adadan çıkarılması vardır. Bu anlayışı ve dayatmaları kabul etmemiz mümkün değildir.
Tüm bu gerçekler ışığında, Kıbrıs Türk halkı, demokratik bir ortamda gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçiminde, kendi öz iradesi ile, büyük bir çoğunlukla şahsıma destek vererek, iki devletli çözüm şeklini benimsediğini ve desteklediğini dünyaya göstermiştir.

Uğraşımız; Kıbrıs’ta var olan iki halk ve iki devlet arasında, egemen eşitlik ve iş birliğine dayalı bir uzlaşı zeminini oluşturmaktır. Unutmayalım ki, Kıbrıs eski Kıbrıs değildir. Doğu Akdeniz, eski Doğu Akdeniz değildir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bugün Türkiye ile birlikte Doğu Akdeniz’de ve Mavi Vatan’da daha güçlü duruma gelmiştir. Anavatan Türkiye’nin kararlı duruşu, bölgedeki hidrokarbon arayışları ve diğer stratejik gelişmeler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin statüsünü yükseltmiştir. Bu durum, Kıbrıs Türk halkına daha fazla güç vermektedir”.

Kıbrıs Türk halkının ulusal davasına sahip çıkmak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin zeminini güçlendirmek amacıyla Anavatan Türkiye ile iş birliği içinde çalışmalara devam edeceklerini kaydeden Tatar, “2021 yılında Anavatan Türkiye’nin pek çok bölgelerini ziyaret ederken, davet edildiğim etkinliklerde ulusal Kıbrıs davamızı anlatırken, ülkemizin yararına olacak ekonomik ve sosyal girişimlerde de bulundum. Anavatan Türkiye’ye yaptığım ziyaretler bazı çevreleri rahatsız etse de, bu ziyaretlerime ve Toroslara bakmaya devam edeceğim.

Unutmayalım ki, Kıbrıs Türk halkının en büyük gücü, her zaman ve her koşulda yanımızda olan, yardım ve katkılarını esirgemeyen Anavatan Türkiye’dir” dedi.

Tüm olumlu girişimler ve diyalog çağrılarının 2021 yılında da devam ettiğini anımsatan Tatar, Rum tarafının ise silahlanma faaliyetlerini sürdürdüğünü, bir çok ülke ile askeri anlaşmalar imzaladığını, askeri tatbikatlar gerçekleştirdiğini, Güney Kıbrıs’ta bulunan tarihi, dini ve kültürel eserlerin de saldırıya uğradığını belirrtti.

Bunların yanı sıra turizm, ekonomi ve diğer sektörlere yönelik Rum saldırılarının da sürdüğünü belirten Tatar, mesajını şöyle tamamladı;

“Bu silahlanma hareketleri ile tatbikatlar ve saldırılar barışçıl faaliyetler olmayıp, Rum-Yunan ikilisinin hedefinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye olduğu ortadadır. Rum yönetiminin bu faaliyetlerine bazı ülkelerin destek vermesi üzüntü vericidir. Bu konuda da temennimiz, BM ile AB’nin Kıbrıs’ın gerçeklerine uygun ve tarafsız davranmasıdır.

Bu arada bir kez daha belirtiyorum ki, Rum tarafının Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarına tek başına sahip çıkma girişimleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Türkiye’nin kararlı duruşu ve tutumu karşısında sonuçsuz kalacaktır.

Rum tarafının haklarında gözümüz yoktur. Ancak kendi haklarımızı da sonuna kadar savunmaya kararlıyız. Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünde, güvenlik ve refah içinde yaşamak için haklı davamıza sahip çıkmak ve gençlerimize daha müreffeh bir gelecek bırakmak için çalışmaktayız.

2021 yılını geride bırakırken, özellikle pandemi nedeniyle yaşanan sıkıntıların, 2022 yılında son bulmasını temenni ediyorum. Bir yılı daha geride bırakırken, yeni yılda Kıbrıs’ta egemen eşitliğimize dayalı ve Kıbrıs’ın gerçeklerini de göz önünde bulunduran, yan yana yaşayan iki egemen Devletin iş birliğini içeren bir anlaşmaya ulaşılması en büyük temennimizdir.

Yeni yıla adım atarken, halkımızın, Türk ulusunun ve tüm dünyanın yeni yılını kutlar, sağlık, mutluluk ve esenlikler dilerim”