Kıbrıs Türk Çiftçiler Birliği’nin 36’ncı Dönem Genel Kurulu yapılıyor.
Genel Kurul’da ilk olarak milletvekili seçilmesi nedeniyle başkanlıktan ayrılan Hüseyin Çavuş Kelle üyelere seslendi.
Kelle, birliğin 80 yılda büyük başarılara imza attığını ifade ederek, kendisinin göreve geldiği 2014 yılından bu yana yapılan faaliyetleri anlattı.
Tarımın bir devlet politikası olması için çalıştığını ve bunun hayata geçmesi için çabalarının süreceğini ifade eden Kelle, sürdürülebilir tarım için gıda güvenliği ile sektör çalışanları için tarım sigortasının önemini de dile getirdi.
Ardından konuşan Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay da, önce pandemi sonrasında ise Rusya – Ukrayna savaşı nedeniyle dünyada tohum, gübre, arz – talep dengesinin altüst olduğunu, ikinci dünya savaşı sonrası önem kazanan karşılıklı bağımlılık fikrinin de değişerek, kendi ayakları üzerinde duran üretimin ön plana çıktığını anlattı.
Özersay, verimlilik esas alınarak, planlı ve dışa bağımlı olmayan bir yapı için hem hükümet hem de muhalefetin destek vermesi gerektiğini söyledi.
Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Başkanı Tufan Erhürman da, mevcut savaş koşullarında dışardan ucuza ürün getirme fırsatının ortadan kalktığına işaret ederek, “Ukrayna – Rusya üretir, alırız” anlayışının iflas ettiğini, tedarik zincirinin koptuğunu belirtti.
Her yeni hükümetin önceki politikaları değiştirmesi sebebiyle uzun vadeli politikalar oluşturulamadığını kaydeden Erhürman, sadece hükümetin değil muhalefetin de içinde olacağı ve sonraki yeni hükümetleri bağlayacak bir devlet tarım politikası oluşturmanın gerekliliğini dile getirdi.
Daha sonra konuşan Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Dursun Oğuz da, eskiden bugüne tarımsal alandaki bakış açısının çok değiştiğini vurgulayarak,tarımın devlet politikası olmasında hemfikir olduğunu söyledi.
Covid-19 ve savaş sonrasında mevcut lokomotif sektörler arasında tarımın da bulunduğunun anlaşıldığını kaydeden Bakan Oğuz, bu koşullarda para ile ürüne ulaşmanın da mümkün olamayabileceğinin görüldüğünü belirtti.
Ülkedeki iki arpa türünün tescillendiğini ve bunu buğday ile zeytinin takip edeceğini vurgulayan Oğuz, tarımsal faaliyetlerin daha iyi olması için kendilerine büyük görevler düştüğünü, seçilecek yeni yönetimle işbirliği içinde çalışacaklarını söyledi.
Genel Kurul’da konuşan Başbakan Faiz Sucuoğlu da, Kıbrıs Türk çiftçilerinin Kıbrıs Türkü’nün mücadelesinin her adımında etkin olarak yer aldıklarını ifade ederek, pandeminin başladığı iki yıl öncesinden bugüne dünyada çok şeyin değiştiğini belirtti.
Sucuoğlu, pandemi ve savaşların, yerli üretimin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayarak, turizm ve yükseköğrenim kadar, yerel üretimin yani çiftçi ve hayvancının da önemli olduğuna dikkati çekti.
“Hep değerliydiniz ama artık çok daha fazla değerlisiniz” diyen Başbakan Sucuoğlu, içinden geçilmekte olan bu olumsuz koşullarda temel hedefin kendine yeter bir üretim için çalışmak olduğunu söyledi.
Sucuoğlu, mevcut koşullarda paraya rağmen hammaddeye ulaşımın zor olduğunu da ifade ederek, günübirlik politikalarla üretime devam edilmesi zamanının geçtiğini, bunun artık bir devlet politikası haline getirilmesinin şart olduğunu kaydetti.
Başbakan, “Hükümet üretime destek için atılacak her adıma eldeki imkanlar doğrultusunda büyük destek verecektir. Türkiye de üretimin ne kadar önemli olduğu ve desteklenmesi gerekliliğinin üzerinde durmaktadır. Türkiye’nin hassasiyeti her zamanki gibi hat safhadadır. Gereken yardımları da yapacaktır” dedi.
Zamanın birlik bütünlük zamanı olduğuna işaret eden Sucuoğlu, “Süreç sıkıntılıdır ve dünya büyük bir buhrandadır. Kıbrıs Türkü daha önce de zor süreçlerden geçmiş ve her zaman bunu aşmıştır. Kendimize güvenerek, çalışıp başaracağız” keklinde konuştu.
Meclis Başkanı Zorlu Töre de, KKTC’nin birçok sektörü barındırdığını ancak hizmet sektörleri olan turizm ve yükseköğrenime gıda sağlayan tarımın öneminin bir başka olduğunu belirtti.
Töre, kendi Tarım Bakanlığı dönemindeki icraatlarından örnekler vererek, geç kalınmış olmasına rağmen yerel üretim ve tarımsal üretimin daha fazla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Üretmeyen bir toplumun yok olmasının kaçınılmaz olduğunu da anımsatan Töre, iklim şartlarına uygun tarımsal faaliyetlerin artırılmasının önemini dile getirdi.
Zorlu Töre, “Annan Planı döneminde Rumlar bir çözüme ‘evet’ demiş olsaydı Kuzey’deki bütün tarım alanları da ortadan kalkmış olacaktı” dedi.
Genel Kurul’da son konuşmayı yapan Cumhurbaşkanı Ersin Tatar da,80 yıl önce kurulan birliğin ada genelindeki tüm çiftçileri örgütleyerek oluşturulduğunu anımsatarak, 80 yılın bu çerçevede ilerleyerek ve üreterek devam ettiğini söyledi.
Tatar, turizm ve eğitim nedeniyle nüfusun artmasıyla daha fazla insan için üretme gerekliliğinin oluştuğunu da anlatarak, ayrıca buna Güney’den gelen tüketicilerin de eklendiğini kaydetti.
Kendi planlaması ve Türkiye’nin de desteği ile ülkede üretimin 8 bini kayıtlı olmak üzere çok sayıda üreticinin emeği ile devam ettiğini de dile getiren Cumhurbaşkanı, sadece arpa veya buğday değil, katma değeri yüksek olan birçok ürünü teknolojinin de verdiği imkanlarla halka sunmak gerektiğini vurguladı.
Halkın hak ettiği müreffeh yaşamın herkesin dileği olduğunu da ifade eden Tatar, Türkiye’nin de desteği ile sürdürülebilir bir yapının devamı için faaliyetlerin artarak ve çeşitlenerek devam etmesi gerektiğini söyledi.
Örgütler, hükümet ve devlet işbirliği ile çalışmalara devam edileceğini de kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, “Ülkenin imkanları ortadadır. Keşke bol olsa da takviye, teşvik ve sübvansiye ile desteklenebilse. Renkli mazot konusu da gündemdedir ve denetlenerek istismara karşı tedbirle uygulanabilir. 80 yıldır olduğu gibi bundan sonra da üretimi artırmak ve sürdürülebilir bir yapı için çalışacağız” dedi.
Genel Kurul’da konuşmaların ardından genel kurulda oy verme işlemi başladı.
Oğuz Ceyda ve Mehmet Nizam’ın aday olduğu genel kurulda oy verme işlemi akşam saatlerine kadar devam edecek.BRT