Kıbrıs Türk Kültür Derneği ile Ulusal Türk Kuruluşları Dünya Konseyi Başkanı Hüseyin Macit Yusuf, 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı.
Hüseyin Macit Yusuf, mesajında, bugün Toplumsal Direniş Bayramı olarak Kıbrıs’ın fethinin 451., Türk Mukavemet Teşkilatı’nın (TMT) 64., Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’nın (GKK) 46. kuruluş ve yıldönümlerini birlikte kutladıklarına işaret etti.
“Bu bayramın Kıbrıs Türk Halkının bugünlere kolay gelmediğini göstermesi açısından anlamı büyüktür” diyen Yusuf, şunları kaydetti:
“Özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize, Türk Mukavemet Teşkilatı’nın kahraman mensuplarına, Mücahitlerimize, Anadolu’daki vefakar kardeşlerimize ve Kıbrıs Türkü’ne borçluyuz.
Kıbrıs Türkü’nün varlığına ve bin bir zorlukla kurduğumuz devletimiz KKTC‘ye karşı girişilecek her türlü eyleme karşı, TMT mensubu atalarımızın bize emanet ettikleri ruhla ve imanla mücadele edeceğimiz bilinmelidir. Onların yaktığı Türklük meşalesi hiçbir zaman sönmeyecektir. Aramızdan ayrılan TMT mensuplarının, başta ebedi liderimiz devletimizin Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş ile var oluş mücadelemizin lideri rahmetli Dr. Küçük’ün aziz hatıraları önünde eğilir, hayatta olanlara ise minnet ve şükranlarımı sunarım.”
-Kıbrıs Türk halkının Toplumsal Direniş Bayramı’nı kutluyoruz
Kıbrıs Türk Kültür Derneği de, Kıbrıs Türk halkının çok uzun yıllar “Türklük” bilinciyle inanarak verdiği kararlı var oluş mücadelesiyle kurduğu bağımsız ve egemen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti’nde tam güvenlik içinde soykırım planları ile yaratılan tehdit ve riskler olmadan huzur içinde yaşadığına vurgu yaptı.
“Türk halkı bugünlere zorlu ve oldukça ağır geçen var oluş mücadelesi süreçleri sonunda ulaşmıştır” denilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı’mızı kutladığımız bugünde, Rum Yönetimi’nin ve Yunanistan’ın önde gelen bütün yetkililerinin yaptıkları açıklamaları dikkate aldığımızda Rum-Yunan ikilisinin Kıbrıs adasını bir Helen adası haline getirme, Türk halkını Rum tahakkümü altında bir azınlık cemaati durumuna düşürme hedeflerinden asla vazgeçmedikleri görülmektedir. Bu gerçekler ışığında Kıbrıs Türk halkının direnişi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yaşatma, egemenlik ve bağımsızlığını koruma, Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünün geleceğimizin kesin güvencesi olduğunu, asla vazgeçilemeyeceğini kararlılıkla savunmak zorundayız.
Kıbrıs gerçekler ve yaşanan bütün tecrübeler, Kıbrıs’ta iki ayrı bağımsız ve egemen devletin varlığı temelinde bir uzlaşmadan başka bir yol olmadığını göstermektedir. Belirtilen ve yaşanan gerçekleri daima hatırda tutarak 20 Temmuz 1974 Barış Harekâtı ile siyasi coğrafyasının sınırları çizilen, 15 Kasım 1983 tarihinde ilan edilen bağımsız ve egemen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk halkının önemli ulusal bayramlarından biri olan 1 Ağustos Toplumsal Direniş Bayramı’nı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni sonsuza kadar yaşatma, geleceği ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda daha güçlü ve varlığımızı kesin güvenceler altına almış bir halk olarak kıvançla, huzur ve mutluluk içinde coşkuyla kutluyoruz.”