Tatar: Eskiden olduğu gibi federasyon görüşmelerine girmeyeceğiz
Eklenme Tarihi: 20 Ocak 2022

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs konusu ve Maraş açılımıyla ilgili Anadolu Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu.

Tatar, Kıbrıs’ta bir çözüm için her zaman iş birliğinden yana olduklarını belirterek, Kıbrıs’ta 60 yıldır iki ayrı halk ve devletin bulunduğunu vurguladı.

Resmi müzakere sürecine geçilebilmesi için iki ayrı egemen eşit devletin kabul edilmesi hususunda Türkiye’nin de tam desteğiyle siyaset ortaya koyduklarını belirten Tatar şunları kaydetti.

“Eskiden olduğu gibi federasyon görüşmelerine girmeyeceğiz. Federal çatı altındaki model, 50 sene görüşüldü ve hiçbir netice edilemedi. Kıbrıs’ta iki eşit egemen devlet ve eşit uluslararası statü prensiplerinin kabul görmeden ortak bir zemin olmayacağını ve dolayısıyla resmi bir müzakere sürecine başlanamayacağını BM Genel Sekreteri Guterres de görmüş oluyor. Guterres, her ne kadar tarafsız davranmaya çalışsa da şu anda ortak bir zemin olmadığını teyit etmesi, bizim açımızdan tatmin edicidir.”

Ada’daki iki ayrı halkın yan yana yaşayabilmesi için yapılacak iş birliğinin önemine işaret eden Tatar, bunun sağlık, adli, çevre ve enerji gibi alanlarda olabileceğini dile getirdi.

Cumhurbaşkanlığı bünyesinde “iki taraflı komitelerde” çalışan çok sayıda kişinin bulunduğunu vurgulayan Tatar, bu kişilerin Rum kesimiyle günlük hayatı etkileyebilecek konularda çalışmalar yürüttüğünü ve bunu desteklediklerini aktardı.
Tatar, Rumların iki taraflı komitelerin çalışmasını kendileri kadar içten desteklemediğinin altını çizdi.

Tatar, Kıbrıs meselesinin esasının egemenlik paylaşımına dayandığına da değindi.

Tatar, “Bizim egemenliğimiz, en az Rumlar kadar meşrudur. Argümanlarımız, onlar ne kadar egemense biz de o kadar egemeniz noktasındadır. Rumlar, bizi AB içerisinde tek egemenlik içerisine çekmek istiyor. Daha güçlü olanın, güçsüz olanı zaman içerisinde dayatma bir çözümle otoritelerini kuzeye de yaymak istiyor. Bu, bizim asla kabul edeceğimiz bir şey değildir. Zaten Türkiye de buna müsaade etmez. Netice itibarıyla Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve varlığı, elbette Kıbrıs Türk halkı için çok önemlidir ama KKTC‘nin egemen bir devlet olarak varlığını sürdürmesi, Türkiye’nin güvenliği için de önemlidir” dedi…

Tatar, Rum tarafının “tek egemenlik” noktasında ısrar ettiğini belirterek Rumların hayalinde Kıbrıs Türklerinin kendi devletlerinden vazgeçerek Rum devletine dönüşen “Kıbrıs Cumhuriyeti’ne entegre olmasının bulunduğunu söyledi.

ABD’nin Doğu Akdeniz Doğalgaz Boru Hattı Projesi’ne desteğini çekmesiyle ilgili Cumhurbaşkanı Tatar, şu değerlendirmelerde bulundu:
“EastMed’in detayları, mesafenin uzunluğu ve maliyetine baktığınızda bunun böyle olacağı belliydi çünkü fizibil bir proje değil. Kıbrıs’ta bir anlaşma durumunda, Türkiye buraya sadece 40 mil uzaklıktadır. Bunun fizibilitesi de çok daha anlamlı olur. Türkiye üzerinden AB’ye bütün hidrokarbon zenginlikleri taşınabilir. ABD’lilerin ve diğerlerinin EastMed projesinin fizibil olmadığını görmeleri ve o şekilde açıklama yapmaları yerinde olmuştur.”

Tatar, Kapalı Maraş bölgesinin 46 yılın ardından Ekim 2020’de kademeli açılım sürecinin başladığını da hatırlatarak bununla tüm dünyaya “Kıbrıs’ta artık oyunun değiştiği, Türk tarafının yeni bir vizyon geliştirdiği” yönünde mesaj verdiğini vurguladı.

Maraş’ın bir 47 yıl daha aynı zeminde bekletilmesinde hiçbir anlam bulamadıklarına dikkati çeken Tatar, Maraş açılımıyla KKTC‘nin ekonomik yapısına ve turizm potansiyeline katkı yapılmış olduğunu söyledi.

Tatar, 1974’te hak sahibi olanların tekrar oralara geri dönmeleri için Taşınmaz Mal Komisyonu üzerinden başvuru hakkı verilmesi, mağduriyetlerin giderilmesi ve insan hakları açısından yerinde bir karar olduğunu ifade eden Tatar, “Maraş’ta 1974’ten hakkı olan Rumların Taşınmaz Mal Komisyonu’na başvurması, Rum tarafındaki iç siyasette sıkıntılar yaratmıştır. Bu, Rum tarafının sıkıntısıdır ancak biz doğru olanı yaptık.” dedi.

Maraş’ta son 1,5 yılda altyapı yatırımları ve büyük temizlik çalışmalarının yapıldığını aktaran Tatar, Maraş’ın açık bölümlerinin şu ana kadar salgına rağmen yaklaşık 400 bine yakın kişi tarafından ziyaret edildiğini söyledi.
Tatar, Maraş için 400’ün üzerinde başvuru olduğunu hatırlattı.
Tatar, Rumların Maraş’taki mallarını geri almak için Taşınmaz Mal Komisyonu’na yeni başvuruları bulunduğunu ama Rum tarafında ‘Sakın başvurmayın.’ yönünde baskılar olduğunu belirtti.

Tatar “Başvuranlara, ‘Maraş’taki malların iadesi için başvurmanız, KKTC‘nin meşruiyetini artırır.’ şeklinde baskı vardır. Bu da Rum siyasetine aykırıdır. İnsanları baskı altında tutuyorlar, insanlara kalsa hepsi gelip başvuracak. Başvuranların bir kısmı yerleşecek, bir kısmı ise satacak gidecek. Artık o insanların haklarına bağlıdır. Kıbrıs Vakıflar İdaresinin de Maraş’ta tarihten gelen hakları vardır. Adalet ve hukukun tescil edilmesi bizim siyasetimizin bir parçasıdır.” Diye konuştu.

Maraş’ın şu ana kadar yüzde 3,5’lik kısmının açıldığını ve askeri statüden sivil bölgeye dönüştürüldüğünü anlatan Tatar, açılımların devam edeceğine söyledi.

Tatar, KKTC‘nin dünyanın her yeriyle teması olduğunu, 100’ün üzerinde farklı ülkeden öğrenci ve turistin KKTC‘ye geldiğini ve dolaylı olarak 100’den fazla ülkeyle ticaret yaptıklarını söyledi.

KKTC‘nin resmi olarak tanınmasa da temasları bulunduğunu ve resmi tanınmasının Rum tarafının veto etmesi nedeniyle gerçekleşmeyen bir husus olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, şunları kaydetti:
“Zaman içerisinde daha fazla kabul görmek ve insan hakları bakımından Kıbrıs Türk halkının da tanınma noktasında haklı olduğunun tescili için daha fazla propaganda yaparak bütün dünya ile münasebetlerimizi artırmaya çalışacağız. Bu mücadelede Türkiye, her zaman yanımızda olmuştur. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, her vesileyle bizim meselemizi dünya kamuoyunun gündemine getirmektedir, bu da bizim için büyük şanstır. Bugün olmasa, yarın olmasa daha sonra mutlaka o tanınma gelecektir. Çünkü Kıbrıs’ta iki ayrı devlet, halk ve kültürel yapı olduğu realitesi vardır, bu realiteyi kimse inkar edemez.”